Kelime Anlamı
assume  farz etmek, varsaymak, zannetmek
attain  ulaşmak, erişmek
attractive  çekici, baş döndürücü, hoş
audit  teftiş etmek, denetim yapmak, denetim
aware  bilinçli, farkında
boastful  kendini beğenmiş, kibirli, gururlu
carry out  tamamlamak, yerine getirmek
catch on  gündeme gelmek, popüler olmak
circumstance  durum, hal, vaziyet, ahval
cohesion  bütünlük, yapışma, yapışıklık, bağlılık
coincidence  tesadüf, rastlantı
come apart  parçalanmak, parçalara ayrılmak
come up with  öne sürmek, fikir ortaya atmak
commodity  mal, eşya, ticari mal
commonplace  olağan, alışılmış, her zamanki, normal
compel  (birisini birşeyi yapmaya) zorlamak, mecbur etmek, zorunda bırakmak
complacently  rehavet içinde
completely  tamamen, bütünüyle, tam anlamıyla
compliance  riayet, uygunluk, uyum
comprehensive  kapsamlı, etraflı, geniş
A man who doesn't spend time with his family can never be a real man.

-Ailesiyle yeteri kadar vakit harcamayan gerçek bir adam olamaz.

Toplam

 Tıklanma (*) : 4531413
 Kullanıcı : 3650
 Aktif Kullanıcı : 4
 Kelime : 85639
 Kelime Anlamı : 253045
(*) 25.03.2012'den beri